blog thumb

Institute of Internal Communication tarafından 500+ çalışanı olan organizasyonlarda görev alan 5.000 Birleşik Krallık çalışanı ile yapılan araştırmayı yayınladı. Araştırmada iç iletişime olan güvenin giderek azaldığı farklı açılardan paylaşılırken, en üzücü ve dikkat çekici kısım lider iletişiminde. "Liderler mesajın ulaştığını sanıyor; çalışanlar aynı fikirde değil." Şimdi, ortada çok ciddi bir sorun var: Sözcü kim olursa güveni daha kolay inşa ederiz? 

 

Ölçekten bağımsız olarak, hemen hemen her şirket ajans destekli veya desteksiz bir şeyler paylaşıyor. Yüzlerce farklı mecrada binlerce mesaj uçuşuyor. 3 dakikalık video talepleri, uzun yayınlar, 5 paragraflık e-postalar... Ve araştırma bize henüz ilk sayfalardan şunu söylüyor: İstisnasız herkes, kurum iletişimiyle ilgilenmek için günde 10 dakika veya daha az zamanı olduğunu söylüyor.

Her gün 10 dakika. Maksimum 10 dakika.

Bu veri, iç iletişimde uzun, kalabalık, herkese aynı şekilde gönderilen içeriklerin etkisinin giderek azaldığını gösteriyor. Herkese aynı mesajı vermemek gerektiğini hatırlatan bir diğer önemli nokta da bilgisayar başında çalışmayan çalışanlar. Bilgisayar başında çalışmayan çalışanlar, büyük değişimleri liderlerinden değil, daha çok kulaktan kulağa duyuyor. Raporda, dijital olarak bağlantısı düşük çalışanların %20’sinin büyük değişimleri genellikle geç ve farklı biçimlerde öğrendiği belirtiliyor. Bu grup; güven, görüşünü rahat paylaşma ve iletişimi olumlu değerlendirme konularında da daha düşük yanıtlar veriyor.

Raporun en güçlü bulgularından biri de açıklık.

Araştırmaya göre değişim hacmi yükselirken açık iletişim azalıyor. “More change, less clarity” raporun en güçlü bulgularından biri. Ayrıca çalışanların çoğu, kurumlarının değişimin etkileri konusunda dürüst olduğunu ya da çalışan görüşlerini yeterince dinlediğini düşünmüyor. Bu noktada yapay zekayı ve yaratıcı görselleri suçlayanlar da var. İç iletişimin güzel bir tasarımla gerçekleri sakladığına inananların sayısı da az değil.

Asıl mesele tam da bu noktada, güven algısıyla başlıyor. CEO’ya ve üst yönetime güven, 2025’e göre 9 puan düşmüş. Rapora göre çalışanların yarısı CEO’ya veya üst liderlere güvenmiyor. Bu da özellikle değişim, belirsizlik ve dönüşüm dönemlerinde iç iletişimin lider iletişimiyle birlikte çalışması gerektiğini hepimize açıkça gösteriyor. Diğer taraftan, katılımcıların yalnızca %49’u çalıştıkları yerde insanların olumsuz sonuçlardan korkmadan görüşlerini paylaşabildiğini söylüyor. Bu, iç iletişim açısından sadece mesaj iletmenin değil, dinleme ve geri bildirim mekanizmalarının da kritik olduğunun göstergesi. Görüş almak için neler yapılabileceğine odaklanmak gerekiyor.

Lidere olan güven algısını değiştirmede, yine pek çok konuda olduğu gibi orta kademe yöneticiler de devreye giriyor. Rapora göre yöneticilerin çoğu, ekipleriyle iletişime günde 30 dakika veya daha az zaman ayırıyor. Yöneticiler, çalışanların önemli konuları anlamlandırma kanalı olduğu için onlara sadece e-posta brief’i göndermek yetmiyor; konuşma rehberleri, hazırlık zamanı, eğitim ve bağlama göre mentorluk desteği gerekiyor.

Çöp kamyonu hacminde tarafımıza ulaşan mesajların ne kadar yetersiz veya tek yönlü kaldığını bir araştırmada daha görmüş olmak, bir açıdan sevindirici. Çünkü bir şeylerin acilen değişmesi gerekiyor.

Biz -logue ekibi olarak, iç iletişimi yalnızca mesajları çalışanlara ulaştırmak olarak görmüyoruz.

Kurumların çalışanlarıyla güven kurmasına, değişimi anlatmasına, liderleri görünür kılmasına ve çalışan deneyimini güçlendirmesine yardımcı oluyoruz. Segmente iletişim çalışmaları, kuruma uygun kanal matrisi ve daha fazlası için bir merhaba@logue.com.tr demeniz yeterli.

Raporun tamamına https://www.ioic.org.uk/ sayfasından ulaşabilirsiniz.

-feryal-

Latest posts

blog-post

Bağlanmak ne demek?

Sözlük anlamı; "(birine karşı) sevgi, saygı ile duyulan içten yakınlık" olarak tanımlanan bağlılık, bugün kurumların süslü …

29 Kasım 2021 4 dakika okuma

blog-post

Bir ricam olacak

Dört bir yanımızı yeni çalışma modellerine geçiş mitleri sarmışken, Büyük İstifa döneminin ülkemize …

21 Şubat 2022 4 dakika okuma

blog-post

Biraz duyguyla işlem tamam mı?

BoomSocial’ın Marketing Türkiye için gerçekleştirdiği “2021 Yılının En Çok Konuşulan Dijital …

10 Ocak 2022 2 dakika okuma

blog-post

Biz bir aile değiliz

İçinde bulunduğumuz pandemi koşulları, sosyo-ekonomik ve politik olaylar küresel boyutta şirketlerin %60’ının …

07 Şubat 2022 2 dakika okuma