Biz bir aile değiliz

İçinde bulunduğumuz pandemi koşulları, sosyo-ekonomik ve politik olaylar küresel boyutta şirketlerin %60’ının kurum değerlerini gözden geçirmesini sağladı. Bu süreçte en yeni ifade, kurum içinde bir aile olunmadığının açıkça söylenmesi.

 

Özellikle Türkiye’de kurum değerleri denince akla ilk gelen biz dili ve aile olma duygusu. Öte yandan ne yaman çelişkidir ki, kurumlar çeşitlilik çalışmalarında da farklılıklara saygı duyduklarını ve onları kucakladıklarını dile getiriyor. Peki kapsayıcı ve eşitlikçi bir ortamda herkesin aynı değerlere sahip olması gerçekçi geliyor mu?

Yönetim stratejilerini sorgulayan David Burkus, yaptığı bir çalışmada son dönemde şirketlerin küresel ölçekte bu yenilikçi bakış açısıyla ilerleyebileceklerini savunuyor. Aslında aile kavramını öne sürmenin pek çok dezavantajı da var.

Bunlardan ilki, tüm çalışanların kurumla uzun veya kısa olmaksızın süreli bir ilişki kurduğunu bilmesi paradoksu. Herkes farklı sebeplerle çalışsa da bu ilişki bir gün son bulabiliyor ve maalesef henüz eski çalışanlarıyla belirli fırsatlarda etkileşime geçen kurum sayısı çok az.

Aile kavramı iş özel yaşam ilişkisini de zedeleyen bir boyuta gidebilir. Çalışanların hemen hemen hepsi pandemi döneminde ister sahada ister evde çok daha fazla çalışmaktan yakınırken neresi ev neresi iş yeri, hangisi ailem gibi soruları çok fazla düşünmek istemiyor.

Aile, kişinin kendisini en rahat hissettiği ortam. Bu noktada performans bazlı çalışılan bir şirkette ailenin vereceği rahatlık da olumlu olumsuz çok farklı boyutlarda sonuçlar ve sorunlar doğurabiliyor.

Oysa aile kavramının temelindeki güven duygusunu çalışana hissettirecek her inisiyatif, birliktelik duygusunu çok daha geliştirebilir.

Sadece sporda var olduğu düşünülen takımdaşlık olgusu, birbirine güvenen inanan ve yaptığı işin ne anlama geldiğini bilen her çalışan için kendiliğinden bile ortaya çıkabilecek güçte.

Bunun için, kurumun çalışanlarının ihtiyaç duyduğu her adımı kendi imkanları doğrultusunda yapabilmesi, bunu açık bir dille ve en şeffaf platformda dile getirmesi, dayanışma ortamının yaratılması, rekabetin azaltılıp, yarışın mümkünse yok edilip, anlamlı başarıların birlikte kutlanması ilk adım için son derece yeterli oluyor.

 

David Burkus: davidburkus.com

https://www.ted.com/talks/david_burkus_why_you_should_know_how_much_your_coworkers_get_paid

fotoğraf: Bizim Aile, 1975

-feryal-

 

 

Latest posts

İşte, hemen, şimdi güven!

İşte, hemen, şimdi güven!

Institute of Internal Communication tarafından 500+ çalışanı olan organizasyonlarda görev alan 5.000 Birleşik Krallık çalışanı ile yapılan araştırmayı yayınladı. Araştırmada iç …

01 Temmuz 2026 — 2 dakika okuma

Yazıyı oku
N'en var kuzum?

N'en var kuzum?

Umutsuzsun ve sorumlulukların omuzlarından mı taşıyor?

Evde yapılacak onca iş, düzenlenmesi gereken meseleler, işte ise bekleyen konular, varsa bir de …

11 Aralık 2025 — 2 dakika okuma

Yazıyı oku
Sana kim, ne öğretebilir?
Blogue

Sana kim, ne öğretebilir?

Tarih 24 Kasım olunca, öğrenme biçimlerine takıldım. Kim, hangi konuda öğretici bir içerik sunabilir? Herkesin yapay zekaya sorular sorarak bir …

24 Kasım 2025 — 2 dakika okuma

Yazıyı oku