Eğer bugün bir mektup alsanız…

Özellikle son bir yılda iş değiştirmede ciddi bir haraketlilik yaşanıyor. Bu hareketlilik yalnızca Türkiye’de değil, global seviyede de pek çok kurumun yetenek kaybetmesine neden oluyor. İşe alım platformu uzmanları son 2 haftadır işe alım süreçlerinin bu tercihlerde etkisi olup olmadığını konuşmaya başladı. Peki, bugün çalışmak istediğiniz kurumdan bir mektup alsanız nasıl olmasını istersiniz?

Son bir haftadır çok fazla dizi ve film seyrettim. Afrika yapımı kısa film “The Letter Reader” beni çok etkiledi. Gönüllü mektup okuyan kahramanın hikayesi, hayatlara ne denli dokunduğunun ve iletişimin gücünün en duygusal göstergesi. İzlerken aklıma mektuplaşmanın ne kadar kısa sürede eskide kaldığı geldi ve düşünmeye başladım. Bugün bir kurumdan oldukça davetkar bir mektup alsam içinde neler yazsın isterdim?

İşveren marka danışmanı Tim Sackett, bu konuda bir altın kurallar listesi yayınladı.

  1. Cevap verin: Sonuç ne olursa olsun gecikmeden, adayın tercih ettiği kanaldan (bu telefon, mesaj veya eposta olabilir) cevap verilmesi şart. Cevabın da mümkün olduğunca “üzülerek belirtmek isteriz.” gibi klişelerden uzak adaya bir yol gösteren ifade barındırması tercih ediliyor.
  2. Mutlaka etkileşime geçmenin yolunu bulun: Cevap verdiğiniz adaylarda veya ilk kez ulaştığınız adaylarda, cevap alana kadar etkileşime geçmekte fayda var. Bu etkileşim eğer mesajınız doğalsa ve jenerik değilse zaten kendiliğinden tetikleniyor.
  3. Mesele siz değilsiniz, adayın kendisi: “Elimde çok güzel bir fırsat var.” demenin maalesef hiçbir cazibesi yok. Önemli olan adayı neden bu role uygun görüp ona ulaştığınızı belirtmekte geçiyor. “Bu pozisyon pazarlama alanında aynı zamanda teknik ürün bilgisi de gerektiriyor. Sizin deneyiminizde teknik bilginizin oldukça geniş olduğunu anladığım için size ulaşmak istedim.” derseniz en azından aradaki bağ daha rahat kurulabilir.
  4. Başlıklara dikkat: Eğer bir eposta gönderiyorsanız başlığının “İş başvurusu hk.” olmadığından emin olmalısınız. Her aday bir pozisyon için onlarca aday arasından seçildiğini bilse de kişiselleşen mesajları hak ettiğini düşünüyor.
  5. Kişiselleşme demişken: Özellikle işe alım platformlarının farklı seçeneklerle sunduğu merhaba demenin farklı yollarından birini seçmek mesajı kişiselleştirmiyor.

Merhaba Ahmet

Ahmet merhaba

Selam

gibi hitaplar spam hissi veriyor.

  1. Zaten gelmezler demeyin: İşe alımdan sorumlu kişinin de o kurumun bir çalışanı olduğunu düşünerek en azından kurumun öne çıkan gerçekçi ve çalışana dokunan özelliklerini öne çıkarmasında fayda var. Bu paylaşımlar ne denli samimi olursa aday ve işe alımcı arasında kurulan bağ, tercih ihtimaline ciddi etki ediyor.

Tüm bunlar ilk etkileşim için çok değerli. Daha sonrasında görüşmelerde dila getirdikleriniz, sorularınız, paylaşımlarınız da bir o kadar etkili ve yön verici oluyor. Özellikle günümüzde yüz yüze yapılamayan görüşmelerde görüşmeye katılan kişilerin kamera açmaması, farklı bir işle ilgilendiklerini belli etmeleri de adayı bu süreçten uzaklaştırabiliyor.

Peki aday fark yaratmak için neler yapabilir? Fast Company ve Ted’deki paylaşımlarıyla tanıdığımız Jason Shen’in videosunu izlemenizi öneririm.

Biz de -logue’da kurumların işe alım adımlarını titizlikle aday gözünden ele alıyor, test gruplar oluşturup beklentileri anladıktan sonra yeni tasarımlar üzerinde çalışıyoruz. Her sektörün farklı dinamikleri olduğunu unutmadan, ulaşacak mektubun hem akla hem de duygulara hitap etmesi şart.

Jason Shen- https://www.ted.com/talks/jason_shen_looking_for_a_job_highlight_your_ability_not_your_experience

-feryal-

Latest posts

İşte, hemen, şimdi güven!

İşte, hemen, şimdi güven!

Institute of Internal Communication tarafından 500+ çalışanı olan organizasyonlarda görev alan 5.000 Birleşik Krallık çalışanı ile yapılan araştırmayı yayınladı. Araştırmada iç …

01 Temmuz 2026 — 2 dakika okuma

Yazıyı oku
N'en var kuzum?

N'en var kuzum?

Umutsuzsun ve sorumlulukların omuzlarından mı taşıyor?

Evde yapılacak onca iş, düzenlenmesi gereken meseleler, işte ise bekleyen konular, varsa bir de …

11 Aralık 2025 — 2 dakika okuma

Yazıyı oku
Sana kim, ne öğretebilir?
Blogue

Sana kim, ne öğretebilir?

Tarih 24 Kasım olunca, öğrenme biçimlerine takıldım. Kim, hangi konuda öğretici bir içerik sunabilir? Herkesin yapay zekaya sorular sorarak bir …

24 Kasım 2025 — 2 dakika okuma

Yazıyı oku